(Efendimiz SAV bu ayda ölüm hastalığına tutulmuştur)
Safer
ayında Levhi Mahfuz'dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu
belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır. Bir dahaki safer ayına kadar
bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz,
aşağıda tarif edilen namazları kılınız, tesbihatları yapınız. Aile efradınıza
ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazları kılanların, bir dahaki sene
aynı güne kadar (üzerine kat'i yazılmış yani ALLAH'ın Teâlâ'nın C.C.,
senin üzerinde gerçekleşmesine kesin hüküm verdiği kazalar müstesna)
kazalardan korunacağı rivayeti vardır.
Safer
ayının ilk ve son çarşamba gününün gecesinde, yani salı gecesi kılınacak
namazdır; (İSLÂM'da gece günden önce gelir. Yani Cuma günü, Perşembe
Günü akşam ezanı okunduğunda giriyor)
1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 17 Kevser Sûresi
2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 5 İhlâs Sûresi
3 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Felâk Sûresi
4 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Nâs Sûresi
Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve
ikindi namazı arasında kılınacak namazdır;
1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi
2 Rekât: Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi Bu namazdan sonra100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ
anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke
alâ külli şey'in kadir" okunmalı ve dua edilmelidir.
Yine Korunmak için; Ayet-el Kûrsi: Evden çıkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır: Evden çıkarken
okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince
okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin
önlenir. Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi'yi okursa, Hakk Teâlâ
yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar
ederler.
Evden
çıkarken üç kere: "BİSMİLLAHİ HASBİYALLAHİ LAİLAHE İLLA HÛ ALEYHİ
TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBİL ARŞİL AZİYM" söylenmelidir.
Safer
ayında her gün mutlaka 100 kere "LA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL
ALİYYİL AZİYM" denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi
fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela, musibet kaldırılır.
Ayrıca
yine safer ayında (ve her zaman) her gün mutlaka günde 100 kere salâvat
getirmek lazımdır. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette
kurtuluşuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat'ı Şerife: "ALLAHÜMME
sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike
ve adade me'lumatike ve bârik ve sellim"
ALLAH'u
Teâlâ'yı devamlı zikretmek lazımdır. Zira ALLAH'u Teâlâ'yı zikretmek en
büyük ibadettir, belaları musibetleri çevirir. En efdal zikir "LA
İLAHE İLLALLAH" dır.
Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde “Saferu’l-hayr” şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına “kamerî aylar” denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu’l-evvel, Rebîu’l-ahir, Cemaziye’l-evvel, Cemaziye’l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
“Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH’ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda,o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla berabermüşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.”1
Ebû Bekre (R.A.)den rivayete göre, Veda haccında okuduğu hutbesinde:
Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH’ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye’l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar’in Receb’idir.”2buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) efendimiz haram ayların: “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb” ayları olduğunu belirtmiştir. Araplar daha İslâmiyet gelmeden önce Haram ay denilen bu ayları kutsal tanır ve bu aylarda savaştan, yağmacılıktan kaçınırlardı.
Çünkü müşrik de olsalar, inanç ve yaşantılarında “Hak Din”den kalıntılar vardı. Haram aylara hürmet, Kâbe’yi tavaf etmek ve hac yapmak gibi. Tabii bütün bunlar da tahrif edilerek, aslından uzaklaştırarak yapıyorlardı. Aslında bütün batıl dinler, hep “Hak Din”den uzaklaşma neticesinde oluşmuşlardır. Hiçbir batıl din, birileri tarafından kurulmamıştır. Bu bakımdan dinimizi, olduğu gibi dosdoğru öğrenmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz.
Araplar her yıl kendi adetlerine göre gelip hacceder, ALLAH’a iman ile putlara tapmayı birbirine karıştırıp içinden çıkılmaz garip bir inanç sistemi meydana getirirlerdi. Ama her şeye rağmen mal ve can güvenliği yoktu